MEB ELEKTRONİK KARNE UYGULAMASINI YÜRÜRLÜĞE KOYDU. ÇOCUĞUNUZUN KARNESİNİ
GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN


« Önceki | Sonraki »

13/10/2009

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Çocuğunuzun Empati Yeteneğini Geliştirin

Empati karşımızdaki kişinin yerine kendimizi koyarak neler düşündüğünü neler hissetiğini anlayabilme becerisidir.

Çok önemli bir sosyal beceri olan empati, ebeveyn çocuk ilişkisinde önemli bir yere sahiptir. Empati becerisi 3 yaşından itibaren kazanılmaya başlanır. Çocuğun empati becerisini kazanabilmesi için öncelikli olarak duygularının farkında olması önemlidir. Duygularını tanıyan ve tanımlayan çocuk karşısındaki kişiyi kısmen anlamaya başlar. Ancak çocuğa bunları öğretecek ve gösterecek ilk yer aile bireyleridir. Aile bireylerinin birbirlerine ve çocuğuna gösterdiği davranışlar onda bir öngörü oluşmasını sağlayacaktır.

Aile bireyleri neler yapmalı?

•    Öncelikli olarak onu dinleyin.. Duymayın dinleyin.. Kendini ifade ediş şekli, anlatmak istediklerini vucut diliyle göstermesini izleyin.

•    Ani durumlarda oluşan duygularını geri bildirim vererek gösterin. Örneğin bir hediye aldığındaki yaşadığı sevinci “ Çok mutlu gözüküyorsun”. Yada korktuğu sırada “ Çok korkmuş görünüyorsun. Bak kalbin hızlı hızlı atıyor ve sık sık nefes alıyorsun” gibi.. Bunları yaparken sabırla uygun zamanı bekleyin ve anında pekiştirin.

•    Ben dilini kullanın.. Çok şaşırdığınız, yada üzüldüğünüz bir durumu paylaşın. “ … dolayı çok üzülmüş ve ağlamıştım. Üzgün olunca kendimi kötü hissediyorum.” Gibi ifadelerle kendinizden yola çıkarak duygularınızı aktarmaya ve paylaşmaya çalışın.

•    Çocuğunuzla duygu günlüğü oluşturun. O gün yaşadığı olaylardan yola çıkarak hangi durumda hangi duyguyu yaşadığını sorun.

•    Bir öykü geliştirin. Farklı duygular yaşayan kişilerden oluşan bu hikayenin sonucu hakkında konuşun. “… çok mutsuz du. Sence neden mutsuz du?” yada “ .. şaşırınca neler hissetmişti hatırladın mı?” tarzındaki sorularınızla yönlendirin.

•    Yine “Hikayedeki karakterlerin yerine geçerek sen olsan ne yapardın? O neden böyle yapmış olabilir ? gibi sorularla farklı bakış açıları kazanmasına destek olun.

•    Birbiriniz hakkında konuşun. Birbirinizin olumlu ve olumsuz özelliklerini söylemenizi isteyin. Bu sırada kesinlikle eleştirilsel yada yargılayıcı tutumda bulunmayın.

•    Bazı problem cümleler geliştirin. “ Baban arabayla yolda giderken birden trafiğin ortasında arabası bozuldu. Sence neler hisseder?” yada “ Arkadaşının eşyasını izinsiz aldın. O ne hisseder?” gibi sorular sorun beraber sonuçları hakkında tartışın, farklı duyguları bu durumlarla özdeşleştirin ve farkı görmesini sağlayın. Örneğin “Baban çok mutlu olmuş mudur? Sorusu çocukta duyguların şiddeti hakkında bilgi verecektir.

Çocuğunuzun bu beceriyi kazanması insanları anlamasına, kabul görmeye ve kabul etmeye, kendini tanımaya, sosyal ilişkilerindeki davranış sorunlarının azalmasını sağlar. Bu sayede aile bireyleri ile çocuk arasındaki iletişim daha sağlıklı gelişirken çocuktaki özgüven duygusuda artar.

Özel Pozitif Gelişim Özel Eğitim ve Aile Danışmanlık Merkezi
Çocuk Gelişim Uzmanı
Şenay Yılmaz

; ;

9/10/2009

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Çocuk ve Bilgisayar

Çocukların bilgisayar kullanımını kontrol altında tutmak, özellikle 'göz sağlığı' açısından büyük önem taşıyor.

Uzmanlar, halk arasında yaygın olan, 'bilgisayar kullanımı gözleri bozuyor' şeklindeki düşüncenin yanlışlığına temas ederek, "Bilgisayar kullanımı, insanların gözlerini bozmaz. Ancak, mevcut olan ve kişinin o ana kadar önemsemediği veya bilmediği bir kırma kusurunun, belirtileriyle ortaya çıkmasına aracılık eder. Çalışma şartları çok aşırıya kaçmadıkça, normal bir göz, bilgisayar karşısında bozulmaz" diyorlar.

Çocuk ve Bilgisayar


Bilgisayar kullanımına bağlı olarak, gözün kendisinde ya da görme kalitesinde bazı problemlerin meydana gelmesinin, göz yorgunluğu hali olarak yorumlandığını kaydeden uzmanlar, sıklıkla görülen belirtileri ise şöyle sıralıyor:

"Yorgun ve ağrılı gözler, gözlerde yanma ve batma, bulanık görme, kuruluk hissi, sulanma, kaşıntı, kızarıklık, gözleri kısarak bakmak, odaklama zorluğu, çift görme, yazı karakterlerinin veya grafiklerin etrafında ışık hareleri ya da saçılmalar görmek, ışığa karşı hassasiyet, baş ağrısı, boyun, sırt ve omuz ağrısı."

Çocuklara sık sık "göz arası" vermelerinin öğretilmesi gerektiğini vurgulayan uzmanlar, her bir saatlik bilgisayar kullanımı için gözlerin toplam 15 dakika dinlendirilmesi gerektiğini bildiriyor. Uzmanlar, buna ek olarak, çocukların her on dakikada bir on saniye ara vermelerinin sağlanması gerektiğini de söylüyor.

Gözleri bir noktaya dikerek bakmanın gözleri zorlayabileceğini ifade eden uzmanlar, çocuklara sık sık göz kırpmalarının hatırlatılması önerisinde bulunuyor. Uzmanlar, bilgisayar kullanıcıları, normal olarak göz kırpmaksızın uzun süre sabit gözle ekrana bakma eğilimi gösterdiğinden, göz sulanmasının azaldığını ve batma hissedilebildiğini hatırlatıyor.

Uzmanlar, bilgisayar kullanıcılarının, ekrana göz hizasının yatay düzlemi altında on-yirmi derece açıyla bakması gerektiğini belirterek, şunları kaydediyor: "Çocuğun doğrudan ileri bakmasını sağlayın ve ekran yüksekliğini ve sandalyeyi, çocuğun ekranı görebilmek için gözlerini hafifçe aşağı kaydırmak zorunda kalacağı şekilde ayarlayın."

Statik elektrikten toz birikmesini önlemek için antistatik spreyle ve pamuksuz bezle ekranın düzenli olarak temizlenmesi gerektiğini bildiren uzmanlar, "Çocuğunuz düzenli olarak bilgisayar kullanıyorsa, her yıl göz muayenesine gitmesini sağlayın" diyor.

Uzmanların, bilgisayarın bulunduğu çalışma ortamının nasıl olması gerektiği ile ilgili önerileri ise şöyle: "Çalışma ortamındaki ışık ve parıltılı kaynaklarını ortadan kaldırın. Güneş ışığından gelen dolaysız parıltıya, kullanıcının gözlerine yöneltilmiş aydınlatma cihazlarına ve görüntü ekranındaki herhangi bir yansımadan kaynaklanan dolaylı parıltıya karşı tedbir alın. Kullanılacak ışık kaynağını, arkadan, omuz hizasından monitöre veya çalışma masasına düşecek şekilde ayarlamaya çalışın. Mümkünse masa lambaları yerine tavan aydınlatması kullanın. Bilgisayarın pencerelere göre açısını doğru ayarlayın ve parıltı sürüyorsa perde ya da stor kullanın. Floransan lambaların olduğu odalarda bilgisayar kullanmamaya çalışın ve ışık titreşmesine yol açan öteki bütün kaynakları ortadan kaldırın. Parıltı kalıcı bir sorunsa, ekran filtresi alınıp ekrana takılabilir. Büyük punto kullanın ve dağınık ekran görüntülerinden kaçının."

; ;

7/10/2009

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Oyun Bağımlısı Çocuğun Video Görüntüleri


Türkiye onu ağlaması, bağırması sinir krizleri geçirmesi ile tanıdı. Küçük kızı böylesine çıldırtan ise basit bir bilgisayar oyunu. Onun bu hali aslında büyük bir tehlikenin de en belirgin resmi.


Video paylaşım siteleri ile Facebook'ta  son günlerin en popüler videosu küçük bir kızın bilgisayarda oyun oynarken yaşadıkları. Küçük kızın bilgisayar başındaki ruh halini annesi görüntüledi. İnternette tıklanma rekorları kıran bu videoda yaşananlar bilgisayar oyunları hakkında ailelere bilgi verecek nitelikte.



; ;

6/10/2009

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Evinizdeki Büyük Tehlike


Alınacak bazı küçük önlemlerle, evlerdeki elektronik cihazların yaydığı radyasyondan korunmanın mümkün olduğu bildirildi.

Gazi Üniversitesi (GÜ) Non-İyonizan Radyasyondan Korunma Merkezi (GNRK) Sorumlusu Arzu Fırlarer, insanların evlerinde de elektromanyetik alanlara maruz kaldığını belirtti.

Elektromanyetik alanların oluşturduğu radyasyondan uzun süreli etkilenilmesinin psikolojik rahatsızlıklara, üreme ve görme fonksiyonlarında olumsuzluklara, bağışıklık sisteminde zayıflamalara neden olabileceği uyarısında bulunan Fırlarer, bazı önlemlerle evlerdeki elektromanyetik alanların azaltılabileceğini söyledi.

Fırlarer, ''Birçok hastalık bağışıklık sisteminin çökmesiyle insan vücudunda etkili oluyor. Bu nedenle bağışıklık sistemimizi güçlü tutmamız gerekir. Sağlıklı bir yaşam için yaşam alanlarımızın kalitesini yükseltmeliyiz'' dedi.

Arzu Fırlarer, evlerde oluşan elektromanyetik alanların azaltılması için alınacak önlemleri ise şöyle sıraladı:

''İlk olarak mikrodalga fırını mümkün olduğunca az kullanmalıyız. Eğer kullanıyorsak çalıştırdığımız süre içinde mutfakta bulunmamamız, çocuklarımızı bu alandan uzak tutmamız gerekir. Evimizde tüplü televizyon varsa arka tarafının yaşam alanımıza dönük olmamasına özen göstermeliyiz. LCD televizyonlar tüplü ve plazma televizyonlara oranla daha az elektromanyetik alan oluşturur. Bilgisayar monitörlerinde ve televizyonlarda LCD ekranların tercih edilmesi gerekir.

Evlerde tasarruflu ampul ve floresanların yerine sarı ışık yayan ampulleri kullanmalıyız. Sarı ışığın oluşturduğu elektromanyetik alan floresan ve tasarruflu ampullere oranla daha azdır. Ayrıca komşularımızın evlerindeki buzdolabı, çamaşır makinesi, televizyon gibi cihazların arkalarının da bizim yaşadığımız odalara dönük olmaması sağlanmalıdır. İnfrared ısıtıcılar da en az iki metre uzaktan ve bir yere asılı olarak kullanılmalıdır.''

-''BEBEK TELSİZİ KULLANILMAMALI''-

Bebek telsizlerinin de elektromanyetik alan oluşturduğuna dikkati çeken GÜ Non-İyonizan Radyasyondan Korunma Merkezi (GNRK) Sorumlusu Fırlarer, ''Bebek telsizleri mikrodalga fırın kadar elektromanyetik alan oluşturuyor. Bu nedenle bebek telsizlerinin kullanılmaması gerekir'' diye konuştu.

Fırlarer, açık cep telefonlarının bebeklerin yakınına bırakılmasının da ''yanlış'' olduğunu söyledi. Gece uyurken odaların elektromanyetik alanlara karşı ''güvenli'' duruma getirilmesi gerektiğini anlatan Fırlarer, şöyle konuştu:

''Vücut geceleri melatonin hormonu salgılıyor. Bu hormon vücudun biyolojik ritmini düzenliyor. Eğer gece boyunca elektromanyetik alan etkisi yoğun olursa söz konusu hormonun salgılanması azalıyor. Bu durum da asabiyete, bağışıklık sisteminin etkilenmesine neden oluyor. Bu nedenle gece uyumadan önce mutlaka yatak odalarımızdaki televizyonları düğmesinden kapatıp fişini çekmemiz, kablosuz interneti fişinden çekmemiz, cep telefonunu kapatmamız gerekiyor. Bazı çocuklar telefonlarını yastıklarının altına koyuyor. Bu çok sakıncalı bir davranıştır.''

-CEP TELEFONU İLE KONUŞMA SÜRESİ-

Bir günde cep telefonu ile görüşme süresinin ''bir saatle sınırlı olması'' gerektiğini savunan Fırlarer, ''16 yaşından küçük çocukların beyin gelişimi devam etmektedir. Beyin sıvı yoğunluğu yetişkinlere oranla daha fazla olduğundan elektromanyetik alan iletkenlikleri daha çoktur. Bu nedenle 16 yaşın altındaki çocukların cep telefonu kullanmaları kısıtlanmalıdır'' dedi.

Arzu Fırlarer, tıbbi görüntüleme merkezlerinde de hastaların yoğun radyasyona maruz kaldığını dile getirerek, çok zorunlu olmadıkça vatandaşların MR çektirmekten kaçınmaları gerektiğini sözlerine ekledi.

; ;

1/10/2009

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Karagöz artık dünyanın kültür mirası


Karagöz gölge oyunu, aşıklık geleneği ve Nevruz UNESCO kültür mirası listesine alındı


PARİS - "Karagöz Gölge Oyunu", "Aşıklık Geleneği" ve "Nevruz", UNESCO’nun insanlığın somut olmayan kültür mirası listesine alındı.
UNESCO bünyesindeki "Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Hükümetlerarası Komitesi", Abu Dabi’de yapılan 4. olağan toplantısında, Türkiye tarafından sunulan "Aşıklık Geleneği" ve "Karagöz Gölge Oyunu" ile ilgili başvurular ile "Nevruz Kutlamaları" ile ilgili Türkiye’nin de ortak sunucusu olduğu başvuruyu kabul etti.
Bu karar sonucunda, anılan gelenekler, "UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Temsili Listesi"ne kaydedildi.
Daha önce de, Türkiye’nin önerisi üzerine "Meddah Hikayeleri" ve "Mevlevi Sema Ayini" listeye alınmıştı.
"Somut Olmayan Kültürel Miras" terimi, sözlü gelenek ve anlatımlar; geleneksel müzik, tiyatro ve dans gibi gösteri sanatları; toplumsal tören, adet ve kutlamalar-şenlikler; doğa ve evrenle ilgili bilgi ve uygulamalar ve geleneksel zanaatların oluşturduğu kültürel mirası tanımlıyor.
Sözlü ve somut olmayan kültürel mirasın korunması konusu 1970’li yıllardan bu yana UNESCO’nun gündeminde yer alıyor. Yıllar içinde çeşitli faaliyetler gerçekleştirilmiş, 1990’lı yılların sonlarından itibaren ise bu konuda bir uluslararası hukuki belge hazırlanması amacına odaklanıldı. Yapılan çalışmalar neticesinde 2003 yılında Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Sözleşmesi kabul edildi.
Türkiye tarafından aday gösterilen "Meddah Hikayeleri" 2003, "Mevlevi Sema Ayini" ise 2005 yılında sözlü ve somut olmayan baş yapıtlar arasına alındı. (aa)

 

; ;

Eğitim/ Kültür/ Sanat/ Edebiyat

↑ Grab this Headline Animator



Fotoğraf Siteleri

Yarışma Sınav

MATEMATİK OYUNLARI

BİYOGRAFİLER

Matematik Animasyonları
(Animasyonlar-Sunumlar)

Eğitim Siteleri

İl Mili Eğitim Müdürlükleri

Ders Destek Merkezi


Online oyunlar

HAYVANLAR ALEMİ
National Geographic
PBS Nature

Oyun Siteleri http://www.soymet.blogcu.com'a HOŞ GELDİNİZ!..TRAFİK CANAVARLARINA DİKKAT!... YOLCULUGUNUZ SIRASINDA Lütfen TRAFİK CANAVARI Olmayınız..SİTEMİZDE İYİ ZAMAN GEÇİRECEĞİNİZİ UMUYORUZ.


free counters

Son Yazılar

Toplama Çıkarma

Online Müzik Dinlemek İçin Tıklayınız
Get Free Shots from Snap.com

Arkadaşlarım

kisamesaj

benyaziyorumflashheader

ling

okulderslerim

dostolmak

MeyvelerinFaydalari

amanitaverna86

yancafe

desoyoz

muratkurt

yenilenmek

fatoscb

genocide

alkmaar

hukuksal

KELEBEK50

CILGINOGRETMEN

turkkceegitimi

yagmurzamani94

satiyorumsaaattim

hobilerimden

imlakilavuzu

ramazan5a

uygarradikal

umutcocuklari

enguzelgunler

kartanesi35

benyaziyorum

odevkapaklari

ogretmen68

yenigelengun

sena96

devirdaim

armutluyokusu

kiminelikimincebinde

bilimhaber

ataberkakturk

aum

aykizseyma

kumsalkiz

onuralpTR

uAsenaGS

geograpy

Malihaber

gezimanya

dizix

bakimliyiz

kerrar

kitapnehri

sirinediger

ahmetgokdogan

izmirliblogcu

turkceyasam

kyksanalavm

gezirehberim

atyarisialtili

horseracing

teknolojistik

halejim

bilimdeniz

BilgisayarEgitimlerimiz

PastaMalzemeleri

webtc

nakisdikisorgu

nakisorgudikis

askhikayelerimiz

aysummm

bahcebakimim

bakimlibayaniz

elbiselerim

gelinliklerim

guzelbayan

havlukenarim

kadinlarkulubum

lifmodellerim

orgumuz

parfumler

sikabiyeler

guzelavatarlar

emostili

dantelciyizz

dantelresimlerimm

nakislarimm

orgudikisnakis

orguresimlerim

okubakim

sinlenbec

gayrak

soyoz

ispirte

oorgu

dikisnakisorgu

yeniorgumodelleri

dantell

nnakis

ddantel

orguu

yenidantelmodelleri

soru

yenihavlukenari

Bağlantılarım

Özel Arama

VİDEOLARIM







Blogcu ile yapıldı

VİDEOLARIM/Kısa Film-"SON UMUT"


*LÜTFEN İZLEYİN*

20/1/2008