İlgi,Yetenek Ve Şiir Üzerine..
Eğitim ve Öğretim yılının sonuna doğru yaklaştıkça,okullarda tatlı bir telaş başlar.Yıl içinde yapılan etkinlikler görücüye çıkar.Öğrenciler,tatlı -rekabet ortamlarında hünerlerini sergilerler.Hemen her okulda bu günlerde başlayan etkinlikler,belki de çocuklarımızın yaşamlarını yönlendiren sosyal bir olgu olarak,en çok izlenmesi gereken bir dönemdir.
Her insanın doğuştan gelen ilgi alanları ve buna bağlı olarak ta yetenekleri vardır. Fakat, insanlar çoğunlukla bunların farkında değildir. O zaman,doğuştan gelen yeteneklerimizi nasıl ortaya çıkara biliriz? Sorusu akla gelir.
Günlük yaşamımızda severek ve isteyerek yaptığımız her şey ilgi alanımızı belirler. İlgilerimiz yaşadığımız ortama, yaşımıza ve zamana bağlı olarak gelişir ve değişir.Böylece yeteneklerimiz ortaya çıkar.
YETENEK,ilgi alanlarımıza göre,aldığımız eğitimin sonucunda bilgi,beceri ve kazanımlarımızı kullanabilme gücümüzdür.
Yeteneklerin ortaya çıkışında,en hassas dönem ergenlik çağıdır.Bu dönemde okulda öğretmene ve özelliklede ailelere büyük sorumluluk düşmektedir.
Öğretmen,işi gereği iyi bir gözlemcidir.Farklılığın farkındadır.Öğrencilerinin önemli özelliklerini, ailesinden daha iyi fark edebilir.Bu durumdaki çocukların aileleriyle ilişkiye geçer rehberlik yapar.Fakat,sadece öğretmenin rehberliği yeterli olmayabilir.Ailenin inatla ve ısrarla bunu istemesi ve çocuğuna desteğini sürdürmesi gerekir.Unutmayınız ki,mutlu insanlar yaptığı işi seven insanlardır.
Çocuklarımıza,”Büyüyünce ne olacaksın?” sorusuna aldığımız yanıtlar,genellikle doktor, mühendis, öğretmen,subay,polis,futbolcu…gibi herkesin istediği türden yanıtlardır.Halbuki içlerinde ressam, heykeltıraş,mimar,yazar,şair,edebiyatçı,tiyatrocu,müzisyen olabilecek,yetenekte olanlarda vardır. Fakat,tercihlerinde nedense bunlar yoktur.Çünkü,bu tür yetenekleri olanlar için zaman ve ekonomik yaptırımlar daha fazladır.Aileler ise bundan kaçınmaktadırlar.Durum böyle olunca da yetenekler kaybolup gidiyorlar.Sonrada yaptığı işi sevmeyen,mutsuzlar toplumunu kendimiz yaratmış oluyoruz.
Bu gün,burada çocuklarımızın kişisel gelişimlerinde önemli rolü olan, “şiir” dinletisini izlemek için toplandık. Günlük yaşamda herkesin birkaç kez dilinde olmasına rağmen,pek de önemsenmeyen şiir yazma ve okumanın ruh halimiz üzerindeki etkilerini en somut bir biçimde hissedeceğinize inanıyoruz.
Şiir, okuma-yazma öğretiminde en etkili ve en çok başvurulan yazılı ve sözlü bir kaynaktır.Her türlü duygu ve düşüncemizi birkaç satırda anlatabildiğimiz büyük bir kaynaktır.İçinizde her gün kaç kişi kaç defa şiir okuyor? Diye sorsak, bu soruya yanıt verenlerin yok denecek kadar az olduğunu görürüz. Halbuki her bireyin farkında olmadan bir şekilde her gün birkaç defa şiir okuduğu yada dinlediği bir gerçektir.Mutlaka,bir şarkı yada bir türküyü dinlerken,sözlerini mırıldanırız.Yada kendiliğimizden bu işi yaparız.İşte burada şiirin ve müziğin o müthiş buluşmasına doğal olarak katılır ve tanık oluruz.
Anneler-babalar,okul yıllarınızla ilgili aklınıza gelen ilk anılarınız,katıldığınız spor etkinlikleri,yaptığınız tiyatro gösterileri,oynadığınız halk oyunları yada başarılı olduğunuz hikaye,şiir yada resim yarışmaları, bayramlarda yada özel günlerde okuduğunuz şiirler ve şarkılar en kalıcı anılarınızdır. Onlarca defa olduğunuz yazılı sınavların bir yada birkaçı ancak söz sırası geldiğinizde aklınıza gelir.Onun içindir ki,bu gün yapılan etkinlik ve buna benzer etkinlikler,belki de çocuklarınızın “ne olmak istiyorum” sorununda yanıtı oluşturabilir..Lütfen çocuklarımızın bu tür kültürel etkinliklere katılmalarını destekleyelim.Unutmayınız ki bu yaşlarda beliren ilgileri, yeteneklerini geliştirebilecekleri alanlara yönelmelerini sağlayacaktır.Hepinizi şiir dinletisine katıldığınız için kutluyorum.Herkese iyi dinlemeler.Teşekkür ederiz.
Güngören Cumhuriyet İlköğretim Okulu
4/B Sınıfı Şiir Dinletisi-Açılış Konuşması
Mehmet Soyöz

















