MEB ELEKTRONİK KARNE UYGULAMASINI YÜRÜRLÜĞE KOYDU. ÇOCUĞUNUZUN KARNESİNİ
GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN


« Önceki |

25/11/2009

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Çocuklar Görmesin

"Soyut düşünme kavramları gelişmediği için çocuklar, gözlerinin önünde yapılan hayvan kesimini cinayet ve katliam gibi algılar" diyen uzmanlar uyarıyor.

Türkiye Psikiyatri Derneği Bursa Şubesi Başkanı İbrahim Afif Karakılıç, Kurban Bayramı'nda anne ve babaları, çocuklarının gözleri önünde kurban kesmemeleri için uyardı.

Karakılıç, Kurban Bayramı'nda hayvanların çocukların göremeyeceği yerlerde kesilmesi gerektiğini vurguladı. Çocukların bunu bir dini vecibe olarak algılayamadıklarını, ''Can alma'' gibi düşündüklerini dile getiren Karakılıç, ''Soyut düşünme kavramları gelişmediği için çocuklar, gözlerinin önünde yapılan hayvan kesimini bir cinayet, bir katliam gibi algılar'' dedi.

SEVDİKLERİNİ KAYBETME KORKUSU GELİŞİR
Hayvan kesimini gören çocuğun sonraki yaşamında ciddi sıkıntılarla karşı karşıya kalabileceğini de ifade eden Karakılıç, şunları söyledi:

''Çocuk bu yaşadığı travma sonucunda ileride anne ve babasını da kaybetme korkusuyla yaşar. Sevdiklerini kaybedecekmiş gibi olur. Ayrıca anne ve baba, büyüme döneminde çocuklarına hayvan sevgisini aşıladığı için bu kez kurban bayramında kesilen bir hayvan çocuğun kafasında bir ikilem oluşturur. Bu çocukta sıkıntı ve depresyona neden olur. Çocukların gözleri önünde kurban kesiminin sakıncalı olduğu gibi, medyanın da bu görüntüleri yayınlaması yine çocuklar açısından oldukça tehlikeli. Çocuklar televizyonda izledikleri bu görüntülerden de fazlasıyla etkilenebiliyor. Anne ve babalar bunlara dikkat etmeli.''

<_script />changeTarget(document.getElementById("news_content"));<_script />
Kaynak : ntvmsnbc

;

12/11/2009

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Çocuklar ve yetenekleri

Çocuklar, kendilerine has kişilik özellikleri ile doğarlar ve doğdukları andan itibaren de birbirinden farklı huy ve karakter özellikleri sergileyerek büyürler. Her çocuk, kaş, göz, boy gibi fiziksel özellikleriyle nasıl diğerlerinden farklıysa, sahip olduğu yetenek ve yatkınlıklarıyla da başka çocuklardan farklıdır. Psikolog Serap Duygulu: “Çocuğunuzun hem doğuştan gelen hem de sonradan kazandığı becerilerinin farkında olabilmeniz önemlidir. İlgili ve dikkatli bir ebeveynseniz, çocuğunuzun bu yeteneklerini fark ederek, zamanında ve doğru yönlendirmelerde bulunabilir, çocuğunuzun daha sosyal, çok yönlü yetişmesine katkıda bulunabilirsiniz.

Gerçekten yetenekli mi?

Aile olarak, çocuğunuzun yetenekli olup olmadığı konusunda çok net yargılara sahip olamayabilirsiniz. Bu konuda söylenecek çok önemli bir şey vardır, o da; her çocuğun, en az bir alanda yetenekli olduğudur. Bütün mesele, hangi konuya ilgisi ve eğilimi olduğunu doğru olarak saptayabilmektir. Eğer yeterli şartları oluşturmaz ve çocuğunuzun hangi alanda yetenekli olduğunu bilmezseniz, bu yetenekle beraber, varsa çocuğunuzun konuya olan ilgisi de kaybolup gidecektir. Dolayısıyla size düşen görev, çocuğunuzun yetenek ve becerilerini işler hale getirmek, yani gün ışığına çıkarmaktır.

Yeteneklerini geliştirin

Televizyonlarda çok kullanılan bir deyim vardır: “70 milyon insan.” İşte bu deyimle, 70 milyon insanın içinden sadece “bir” Fazıl Say çıkmış olması, bir Cem Karaca, bir Süreyya Ayhan, bir Cem Yılmaz çıkması, aslında toplum için büyük eksikliktir. Kendi alanında çok iyi olabilecek pek çok yetenekli insan, daha keşfedilemeden kaybolup gidiyor. Belki aramızda çok iyi tenis oynayabilecek insanlar varken, bir kere bile raket tutmadığımız için, tenis sporuyla tanışamadan ve bu yeteneğimizi fark edemeden yok olup gidiyoruz. Bu açıdan bakınca, aslında her evde minik yetenekler olduğunu da bilmek gerekiyor. Bilmek, tek başına bir anlam ifade etmiyor tabii. Bu yetenekleri nasıl geliştireceğimiz de önem kazanıyor.

Çocuklar ve yetenekleri


Okullar çocuğunuzun ilgi alanlarını yeterince desteklemiyor

Maalesef, okulların pek çoğu, çocukların yeteneklerini ortaya çıkarma konusunda yeterli donanıma sahip değiller. Halbuki okul, çocuğunuzun sosyal ve psikolojik olarak desteklenmesini beklediğiniz eğitim yuvasıdır, ancak bazı sosyal faaliyet kolları olsa da gerçek anlamda etkin bir işleve sahip olduklarını söylemek çok da mümkün değil. Bu konuda pek çok yetenek, ya tesadüfen keşfediliyor ya da tesadüfen yeteneği olduğu konudan uzaklaştırılıyor. Dolayısıyla çocuğunuzun ilgisini ve eğilimi olduğu alanları keşfetmek için bütün iş size düşüyor. Çocuklar her zaman çok dışa dönük davranışlar sergilemedikleri için, yetenekli olduğu konuları anlamak her zaman çok kolay olmayabilir ama evde kendini ortaya koyabilen bir çocuk varsa ve ilgi duyduğu konular belirliyse bu, asla ihmal edilmemelidir.

Hangi sanat dalı, hangi yetenek?

Zeka ve yetenek üzerine yaptığı araştırmalarıyla tanınan bilim adamı Robert Sternberg: “Akademik zekalar kolay bulunur, ancak yaratıcılık çok nadir ve eşsizdir.” diyor. Yaratıcılık, yetenekle doğru orantılıdır. Gerçekten de insan, yeteneği olduğu konuda muhteşem eserler yaratır, muhteşem sonuçlara ulaşır.

Çocuğunuz belki okulda çok başarılı olmayabilir, sporla da arası iyi olmayabilir, hatta öğrenme anlamında sorunlar yaşıyor olabilir, ancak belki de müzik, çocuğunuzun ilgilendiği bir alandır ya da el becerileri, en iyi yapabileceği faaliyetler arasındadır. Denemeden ve çocuğunuza bu şansı sunmadan bilemezsiniz. Her çocuk, bir ya da birkaç alanda, yetenek olarak değerlendirilecek kadar yüksek potansiyelle doğar. Bu alanların neler olduğunu, ancak iyi bir gözlemle fark edebilirsiniz. Sadece siz öyle istiyorsunuz diye, çocuğunuzun müziğe ilgisinin olacağını düşünmeniz ya da onu zorla bir spor çalışmasına göndermeniz, çok akıllıca olmaz. Aksine çocuğunuz, istediği ve ilgi duyduğu konulara karşı da soğuk davranabilir. Sırf bu nedenle, gerçekten ilgi duyduğu alanları keşfetme şansını kaybetmesine neden olabilirsiniz.

;

13/10/2009

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Çocuğunuzun Empati Yeteneğini Geliştirin

Empati karşımızdaki kişinin yerine kendimizi koyarak neler düşündüğünü neler hissetiğini anlayabilme becerisidir.

Çok önemli bir sosyal beceri olan empati, ebeveyn çocuk ilişkisinde önemli bir yere sahiptir. Empati becerisi 3 yaşından itibaren kazanılmaya başlanır. Çocuğun empati becerisini kazanabilmesi için öncelikli olarak duygularının farkında olması önemlidir. Duygularını tanıyan ve tanımlayan çocuk karşısındaki kişiyi kısmen anlamaya başlar. Ancak çocuğa bunları öğretecek ve gösterecek ilk yer aile bireyleridir. Aile bireylerinin birbirlerine ve çocuğuna gösterdiği davranışlar onda bir öngörü oluşmasını sağlayacaktır.

Aile bireyleri neler yapmalı?

•    Öncelikli olarak onu dinleyin.. Duymayın dinleyin.. Kendini ifade ediş şekli, anlatmak istediklerini vucut diliyle göstermesini izleyin.

•    Ani durumlarda oluşan duygularını geri bildirim vererek gösterin. Örneğin bir hediye aldığındaki yaşadığı sevinci “ Çok mutlu gözüküyorsun”. Yada korktuğu sırada “ Çok korkmuş görünüyorsun. Bak kalbin hızlı hızlı atıyor ve sık sık nefes alıyorsun” gibi.. Bunları yaparken sabırla uygun zamanı bekleyin ve anında pekiştirin.

•    Ben dilini kullanın.. Çok şaşırdığınız, yada üzüldüğünüz bir durumu paylaşın. “ … dolayı çok üzülmüş ve ağlamıştım. Üzgün olunca kendimi kötü hissediyorum.” Gibi ifadelerle kendinizden yola çıkarak duygularınızı aktarmaya ve paylaşmaya çalışın.

•    Çocuğunuzla duygu günlüğü oluşturun. O gün yaşadığı olaylardan yola çıkarak hangi durumda hangi duyguyu yaşadığını sorun.

•    Bir öykü geliştirin. Farklı duygular yaşayan kişilerden oluşan bu hikayenin sonucu hakkında konuşun. “… çok mutsuz du. Sence neden mutsuz du?” yada “ .. şaşırınca neler hissetmişti hatırladın mı?” tarzındaki sorularınızla yönlendirin.

•    Yine “Hikayedeki karakterlerin yerine geçerek sen olsan ne yapardın? O neden böyle yapmış olabilir ? gibi sorularla farklı bakış açıları kazanmasına destek olun.

•    Birbiriniz hakkında konuşun. Birbirinizin olumlu ve olumsuz özelliklerini söylemenizi isteyin. Bu sırada kesinlikle eleştirilsel yada yargılayıcı tutumda bulunmayın.

•    Bazı problem cümleler geliştirin. “ Baban arabayla yolda giderken birden trafiğin ortasında arabası bozuldu. Sence neler hisseder?” yada “ Arkadaşının eşyasını izinsiz aldın. O ne hisseder?” gibi sorular sorun beraber sonuçları hakkında tartışın, farklı duyguları bu durumlarla özdeşleştirin ve farkı görmesini sağlayın. Örneğin “Baban çok mutlu olmuş mudur? Sorusu çocukta duyguların şiddeti hakkında bilgi verecektir.

Çocuğunuzun bu beceriyi kazanması insanları anlamasına, kabul görmeye ve kabul etmeye, kendini tanımaya, sosyal ilişkilerindeki davranış sorunlarının azalmasını sağlar. Bu sayede aile bireyleri ile çocuk arasındaki iletişim daha sağlıklı gelişirken çocuktaki özgüven duygusuda artar.

Özel Pozitif Gelişim Özel Eğitim ve Aile Danışmanlık Merkezi
Çocuk Gelişim Uzmanı
Şenay Yılmaz

;

9/10/2009

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Çocuk ve Bilgisayar

Çocukların bilgisayar kullanımını kontrol altında tutmak, özellikle 'göz sağlığı' açısından büyük önem taşıyor.

Uzmanlar, halk arasında yaygın olan, 'bilgisayar kullanımı gözleri bozuyor' şeklindeki düşüncenin yanlışlığına temas ederek, "Bilgisayar kullanımı, insanların gözlerini bozmaz. Ancak, mevcut olan ve kişinin o ana kadar önemsemediği veya bilmediği bir kırma kusurunun, belirtileriyle ortaya çıkmasına aracılık eder. Çalışma şartları çok aşırıya kaçmadıkça, normal bir göz, bilgisayar karşısında bozulmaz" diyorlar.

Çocuk ve Bilgisayar


Bilgisayar kullanımına bağlı olarak, gözün kendisinde ya da görme kalitesinde bazı problemlerin meydana gelmesinin, göz yorgunluğu hali olarak yorumlandığını kaydeden uzmanlar, sıklıkla görülen belirtileri ise şöyle sıralıyor:

"Yorgun ve ağrılı gözler, gözlerde yanma ve batma, bulanık görme, kuruluk hissi, sulanma, kaşıntı, kızarıklık, gözleri kısarak bakmak, odaklama zorluğu, çift görme, yazı karakterlerinin veya grafiklerin etrafında ışık hareleri ya da saçılmalar görmek, ışığa karşı hassasiyet, baş ağrısı, boyun, sırt ve omuz ağrısı."

Çocuklara sık sık "göz arası" vermelerinin öğretilmesi gerektiğini vurgulayan uzmanlar, her bir saatlik bilgisayar kullanımı için gözlerin toplam 15 dakika dinlendirilmesi gerektiğini bildiriyor. Uzmanlar, buna ek olarak, çocukların her on dakikada bir on saniye ara vermelerinin sağlanması gerektiğini de söylüyor.

Gözleri bir noktaya dikerek bakmanın gözleri zorlayabileceğini ifade eden uzmanlar, çocuklara sık sık göz kırpmalarının hatırlatılması önerisinde bulunuyor. Uzmanlar, bilgisayar kullanıcıları, normal olarak göz kırpmaksızın uzun süre sabit gözle ekrana bakma eğilimi gösterdiğinden, göz sulanmasının azaldığını ve batma hissedilebildiğini hatırlatıyor.

Uzmanlar, bilgisayar kullanıcılarının, ekrana göz hizasının yatay düzlemi altında on-yirmi derece açıyla bakması gerektiğini belirterek, şunları kaydediyor: "Çocuğun doğrudan ileri bakmasını sağlayın ve ekran yüksekliğini ve sandalyeyi, çocuğun ekranı görebilmek için gözlerini hafifçe aşağı kaydırmak zorunda kalacağı şekilde ayarlayın."

Statik elektrikten toz birikmesini önlemek için antistatik spreyle ve pamuksuz bezle ekranın düzenli olarak temizlenmesi gerektiğini bildiren uzmanlar, "Çocuğunuz düzenli olarak bilgisayar kullanıyorsa, her yıl göz muayenesine gitmesini sağlayın" diyor.

Uzmanların, bilgisayarın bulunduğu çalışma ortamının nasıl olması gerektiği ile ilgili önerileri ise şöyle: "Çalışma ortamındaki ışık ve parıltılı kaynaklarını ortadan kaldırın. Güneş ışığından gelen dolaysız parıltıya, kullanıcının gözlerine yöneltilmiş aydınlatma cihazlarına ve görüntü ekranındaki herhangi bir yansımadan kaynaklanan dolaylı parıltıya karşı tedbir alın. Kullanılacak ışık kaynağını, arkadan, omuz hizasından monitöre veya çalışma masasına düşecek şekilde ayarlamaya çalışın. Mümkünse masa lambaları yerine tavan aydınlatması kullanın. Bilgisayarın pencerelere göre açısını doğru ayarlayın ve parıltı sürüyorsa perde ya da stor kullanın. Floransan lambaların olduğu odalarda bilgisayar kullanmamaya çalışın ve ışık titreşmesine yol açan öteki bütün kaynakları ortadan kaldırın. Parıltı kalıcı bir sorunsa, ekran filtresi alınıp ekrana takılabilir. Büyük punto kullanın ve dağınık ekran görüntülerinden kaçının."

;

12/9/2009

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Çocukluk Anıları

Onların her yaptıkları, hayatımızın unutulmazları arasında ilk günden itibaren yerlerini alıyor. İlk gülüşü, ilk sözü, ilk adımı, okula başladığı ilk gün gibi pek çok olay anne-babaların hafızalarında hep canlı ve taze kalıyor. Bizler yetişkin olarak çocuklarımızla ilgili olan anıları asla unutmuyoruz elbette. Peki ya çocuklar acaba bu yaşadıklarını nasıl hatırlıyorlar? Acaba çocuklarımızın anılarını unutulmaz kılmak için neler gerekiyor? Bizim bu konuda yapabileceklerimiz var mı?

Çocukların anıları olur mu?

Yapılan araştırmaların ortaya koyduğu sonuçlara göre insan beyni en erken 3 yaşından sonraki olayları ve yaşantısının küçük bir kısmını hatırlayabiliyor. Bu yaştan önce hafızaya bilinçli kayıt söz konusu değil. Dolayısıyla çocukluk anıları denince 3 yaşından sonra yaşadığı olayları kapsıyoruz. Hatıralar en erken okul öncesi dediğimiz 3-6 yaşlara kadar gidebilir. Kısacası çocuklarımızın anıları tam da yuva ve ana sınıfı yaşlarına denk gelen yıllardır.

Çocukların anılarını nasıl canlı tutarız?

Doğum günleri

Gönül ister ki çocuklarımız güzel anlarının hep hatırlasınlar. Çocuklarının ilk arkadaşını ya da ilk oyuncağını pek çok anne-baba hatırlar elbette ama bazı özel şeyler var ki o anlar asla hafızlardan silinmez. İlk doğum günü, ilk yuvası, ilk olarak okula başlaması gibi. Dolayısıyla bu özel anların çocuklarımız için de hoş anılar olarak kalmalarını sağlayabiliriz. Örneğin doğum günleri kaç yaşında olursa olsun özeldir ve özellikle de ilk kez kutlanacak doğum günü çok daha önemli bir yere sahiptir. Bir yaşını dolduran çocuk bütün bu eğlencenin ve partinin niçin yapıldığını henüz kavrayacak yaşta olmasa da doğum gününden kalacak resimler ve video görüntüleri gibi her türlü anı onun gelecekteki anılarını oluşturacaktır. Bu şekilde onun anılarını canlı tutmasına yardımcı oluruz.

İlk yuvası/ilkokulu

Çocuklar için okullar da son derece önemli anılara ev sahipliği yapan yerlerdendir. Bilindiği gibi anaokulu ve yuvalarda çocukların zihinsel, fiziksel ve psikolojik olarak gelişimlerine destek olmak amacıyla birçok etkinlik yapılmaktadır. Hamur, kum, kil çalışmaları, resim yapma ve boyama, kesme ve yapıştırma, çizgi, harf ve sayı çalışmaları, müzik ve bedensel faaliyetler gibi ana başlıklarda toplayabileceğimiz etkinliklerle çocukların ürettikleri çalışmaları saklamak ve korumak aslında onları geleceğe taşımak demektir. Yaptıkları sırada hatırlamayacakları çalışmalar büyüdüklerinde onların birçok şeyi anımsamalarını sağlayacaktır.

Çocukluk anıları


Çocukların ilk yıllarına ait bazı eşyaların saklanması, ilk kıyafetlerin, ilk oyuncakların, okulda yapılan faaliyetlerin özenle korunması çocuk büyüdüğünde bu yıllara ait anılarına zemin hazırlamaktır. Büyüdüğünde çocukların özel eşyalarını gördüğünde hemen hatırladıkları, hatta hangi yaşlara ait olduğunu bile söyledikleri bilinmektedir.

Kendi geçmişimize ait küçük eşyaların aslında ne derece önemli olduğunu ve bizi geçmişimize nasıl bağladığını da bu yolla öğreniyoruz. İnsanların bir yere, bir gruba, bir şeye ait olma duygusunu desteklemesi ve pekiştirmesi bakımından da bu anılar önemlidir. Özellikle ilk çocukluk dönemine ait anılar sağlıklı oluşturulduğunda bunun yararı gelecekte anlaşılacaktır.

Özel günlere ait anılar/fotoğraflar

Bizim geçmişle olan en önemli bağımız aslında fotoğraflar ve video kayıtlarıdır. Son zamanlarda hemen hemen her şeyi ve herkesi istediğimiz anda görüntüleyebiliyoruz gelişen teknolojilerle. Özellikle fotoğraflar geleceğe taşınabilen anılarımızın başköşesinde yer alıyor. Çocuklarımızın okul öncesi dönemlerine ait anılarına büyük katkısı olacağını düşündüğümüz fotoğraflar, onların arkadaşlarını, gittikleri yuva ve okullara ait hatıralarını sürekli kılacak etkenlerdendir.

Ayrıca çocuklarımızın ilk yuva ve anaokullarına ait yılların sıcaklığını yaşatmanın bir diğer yolu da okuldaki arkadaşlarının aileleri ile sağlam dostluklar oluşturmaktır. Bu dostluklar gelecek açısından çok önemli bir kalıcılık sağlayacaktır.

Bazı eğitim kurumlarında yılın belli günlerinde ‘Anı Günü’ adıyla düzenledikleri özel günler de aslında bu mantıkla yapılmaktadır. Çocukların hayatlarının bu en masum, en güzel yıllarını unutulmaz yapmak ve bu dönemlere ait anılar oluşturmak.

Dönüp kendi geçmişimize baktığımızda da özlemle anımsadığımız yıllar hep o okul ve çocukluk yıllarıdır. Üstelik hep en uzak geçmişimizi düşündükçe içimiz sızlar, hüzünleniriz, hep o yıllara dönmek isteğiyle anımsarız. Çekilen fotoğraflar çocuklarınızın gelecekte kendi geçmişiyle ilgili net anıların kalmasını sağlayacaktır.

Öneriler

Çocuklarımız bizim geleceğe bırakacağımız yaşam izlerimiz. Onlar bizim onca emekle, çabayla, yürek çırpıntısıyla büyüttüğümüz yavrularımız. Geleceğe dönük yetiştirmeye çabaladığımız yavrularımızın kendi geçmişlerine ait güzel anılarını oluşturulması bizim çabamızla olacaktır.

O nedenle elimizdeki imkanları kullanarak, özellikle okul öncesi dönemlerine ait yaşadığı hoş anların ve arkadaşlıklarının hatırında kalması için çaba harcamak gerek. Gelecekte yavrularımızın nereden nereye geldiklerini görmek bizim için de gurur ve mutluluk verici olacaktır.

Teknolojinin inanılmaz hızla geliştiği günümüzde neredeyse her anı bile kayıt altına alabilme şansımız varken güzel anıların görüntülenmesi son derece anlamlıdır ve çaba harcamaya değer. Çocuklarla günlük faaliyetleri hakkında sohbet etmek, arkadaşlarının aileleriyle birlikte olabilmek, okul öncesi çalışmalarını saklamak, güzel ve özel olan her anı fotoğraflamak ve kayıt etmek onların hoş anılar biriktirmesini sağlayacaktır.

Psikolog Serap Duygulu

;

Eğitim/ Kültür/ Sanat/ Edebiyat

↑ Grab this Headline Animator



Fotoğraf Siteleri

Yarışma Sınav

MATEMATİK OYUNLARI

BİYOGRAFİLER

Matematik Animasyonları
(Animasyonlar-Sunumlar)

Eğitim Siteleri

İl Mili Eğitim Müdürlükleri

Ders Destek Merkezi


Online oyunlar

HAYVANLAR ALEMİ
National Geographic
PBS Nature

Oyun Siteleri http://www.soymet.blogcu.com'a HOŞ GELDİNİZ!..TRAFİK CANAVARLARINA DİKKAT!... YOLCULUGUNUZ SIRASINDA Lütfen TRAFİK CANAVARI Olmayınız..SİTEMİZDE İYİ ZAMAN GEÇİRECEĞİNİZİ UMUYORUZ.


free counters

Son Yazılar

Toplama Çıkarma

Online Müzik Dinlemek İçin Tıklayınız
Get Free Shots from Snap.com

Arkadaşlarım

hobilerimden

muratkurt

uygarradikal

fatoscb

genocide

gökhan kaplan

ling

HASAN YILMAZ

umutcocuklari

turkkceegitimi

yenilenmek

meyvelerinfaydalari

sena96

desoyoz

kelebek50

kiminelikimincebinde

benyaziyorum

yagmurzamani94

bilimhaber

imlakilavuzu

enguzelgunler

amanitaverna86

ramazan5a

kartanesi35

cilginogretmen

satiyorumsaaattim

ogretmen68

benyaziyorumflashheader

Bağlantılarım

Özel Arama

VİDEOLARIM







Blogcu ile yapıldı

VİDEOLARIM/Kısa Film-"SON UMUT"


*LÜTFEN İZLEYİN*

20/1/2008