MEB ELEKTRONİK KARNE UYGULAMASINI YÜRÜRLÜĞE KOYDU. ÇOCUĞUNUZUN KARNESİNİ
GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN


« Önceki | Sonraki »

5/11/2009

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Hasta hakları nelerdir?

Hasta olduğumuzda sahip olduğumuz haklarımızı biliyor musunuz?

Hasta Hakları kavramı, son otuz yıl içerisinde dikkat çekici bir gelişme göstermiştir. Özellikle son yıllarda bu gelişme hızlı bir ivme kazanmıştır. Hasta Hakları kavram olarak dile getirilmediği halde bu konuları irdeleyen ve düzenleyen Tıp Etiği Kuralları ve yasal düzenlemeler bulunmakla birlikte zaman içinde değişen ihtiyaç ve gereksinimleri karşılamakta yetersiz kalmıştır. Dolayısı ile bu kavrama ve yeni düzenlemelere olan ihtiyaç giderek belirginleşmiştir. Hasta Hakları kavramı, hastaların insan haklarına uygun koşullarda sağlık hizmetine ulaşabilmesini ve bu hakların sağlık alanında en temel anlamıyla hayata geçirilmesini kapsar.

Hasta Hakları ile ilgili ilk çalışmaların 1970’li yıllarda Amerika Birleşik Devletleri’nde ortaya çıktığı kabul edilmektedir. Bu süreçte Amerikan Hastane Birliği 1973 yılında “Hasta Hakları Beyannamesi”ni yayınlamıştır. Ulusal bir beyanname olmasına karşın bu konuda bilinen ilk belgedir. Hasta Hakları’nda yapılan ilk uluslararası girişim ise, 1981 yılında Dünya Tıp Birliği tarafından Lizbon Bildirgesinin kabul edilmesi ile gerçekleştirilmiştir. Bu kavram Dünya Sağlık Örgütü’nün dikkatini çekerek konuya ilgi göstermesine sebep olmuştur. 1994 yılında Dünya Sağlık Örgütü “Avrupa’da Hasta Haklarının Geliştirilmesi, Amsterdam Bildirgesi” kabul edilmiştir. 1995 yılında ise Dünya Sağlık Örgütü , 1981’de kabul edilen Lizbon Bildirgesinin kapsamını genişleterek zenginleştirmiştir. Bu bildirgeler bazı ülkelerin yasal düzenlemelerini gözden geçirerek, Hasta Haklarına uygun şekilde yeniden düzenlemelerine de sebep olmuştur. Bu gelişmelerin ülkemizde de yankıları olmuş, konunun ülke çapında gündeme gelmesini sağlamıştır. Yaşanan bu sürecin bir sonucu olarak; Türkiye’deki uluslararası kriterleri içeren ilk yasal metin olan Hasta Hakları Yönetmeliği, 1 Ağustos 1998 yılında yürürlüğe girmiştir.

Hasta Hakları; hekim, hasta ve sağlık kuruluşu arasındaki karşılıklı ilişkileri düzenleyen bir ilkeler bütünü olarak düşünülmelidir. Bu ilkelerin genel olarak kapsamları ve alt başlıkları şu şekilde sıralanabilir:

HASTA HAKLARI

Bilgi edinme hakkı:

Hastanın tıbbi sürecinde;
• Her türlü tıbbi gerçekler,
• Kendisine uygulanacak girişimler ve maddi karşılıkları ile
• Bu girişimlerin risk ve yararları ve uygulanabilecek alternatif tedaviler hakkında bilgi edinme hakkı vardır.
• Hizmet veren sağlık personeli hakkında her türlü kimlik ve mesleki bilgiyi alma ve
• Tedavinin herhangi bir aşamasında ikinci bir görüşü alma hakkı vardır.

Tıbbi bakım ve tedavi hakkı:
Her hastanın;
• Irk, dil, din ayrımı gözetmeksizin eşit olarak, saygın bir şekilde sağlık hizmetlerinden yararlanma,
• Sağlık kuruluşunu, hekimini ve diğer sağlık personelini seçebilme ve değiştirebilme,
• Kendisiyle ilgili tıbbi kararlara ve tedavi planına katılma veya tedavi planını reddetme ve
• Tıbbi bakıma her an ulaşabilme hakkı vardır.

Aydınlatılmış onay hakkı:
Hastanın;
• Her türlü girişim için bilgilendirilerek onayının alınmasını isteme hakkı vardır.

Mahremiyet ve özel hayata saygı, tıbbi kayıtların saklanması hakkı:
Hastanın;
• Tüm bilgilerinin gizlilik esaslarına uyarak saklanmasını isteme,
• Tıbbi kayıtlarının tam ve doğru olarak korunmasını isteme,
• Bu kayıtlara, kendisi veya yetkili kıldığı kişi tarafından istediğinde ulaşabilme hakkı vardır.

Başvuruda bulunma hakkı:
Hastanın;
• Kolayca ulaşabileceği,
• Kendisini dinleyen,
• Sorunlarını rahatça ifade edebileceği bir başvuru mekanizmasını hastanede bulma hakkı vardır.

Bunlara karşılık hastanın da yerine getirmesi gereken sorumlulukları mevcuttur.

HASTA SORUMLULUKLARI

• Sağlık durumunuz ile ilgili tam ve doğru bilgiyi sağlık personeli ile paylaşmak.
• Tedavi planınız ve/veya bu planın başarı ile tamamlanması için tedaviniz ile ilgili endişe ve sorularınızı sağlık personeli ile paylaşmak.
• Tıbbi bakımınızdan birinci derecede sorumlu kişilerin tedavi planınız ile ilgili tavsiyelerine uymak.
• Tedavi planınızı uygulamadığınız veya reddettiğiniz durumlarda yaşayabilecekleriniz konusunda bilgilendirildikten sonra, bu karara ait sorumluluğu taşımak.
• Hastanede kalış süreniz boyunca hastane kural ve prosedürlerine uymak.
• Verilen her hizmetin maddi bir karşılığı olabileceğini bilmek ve bunu karşılamak.
• Diğer hastaların, çalışanların ve hastane içinde ilişki içinde olduğunuz her bireyin haklarına saygılı olmak.
• Yeni gelişen veya kontrol edemediğiniz bir ağrı ile karşılaştığınızda, doktorunuzu veya hemşirenizi daha etkili bir ağrı yönetimini belirlemek için bilgilendirmek.

Son yıllarda katedilen gelişmelere karşın, her geçen gün Hasta Haklarının farklı boyutları sebebiyle yeni ihtiyaçlar ortaya çıkmakta, bu da yeni düzenlemeleri gerekli kılmaktadır. Örneğin 1996 yılında Dünya Tıp Birliği “Hastaneye Yatırılan Çocukların Hakları Konusunda DTP Bildirgesini” yayınlamıştır. Yine Dünya Tıp Birliği insan denekler üzerinde tıbbi araştırmalar konusunu içeren “Helsinki Bildirgesi”ni 2002 yılında revize etmiştir. Bu çalışmalar, herkesin insanca sağlık hizmeti alınmasını sağlama amacı gütmektedir. Her insanın potansiyel bir hasta olduğu düşünülürse, hasta haklarını bilmek, bunlara sahip çıkmak ve sahip çıkılmasına yardımcı olmanın ne kadar önemli bir konu olduğu daha iyi algılanacaktır.

; ;

2/11/2009

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Tırnak Yemeyi Önlemenin 5 Yolu


Ergenlik dönemindeki çocukların yaklaşık yarısı tırnaklarını yediklerini belirten uzmanlar, bunların dörtte üçünün bu alışkanlıklarını 35 yaşına kadar sürdürdüklerine de dikkat çekiyorlar.

Tırnaklarınızı yiyorsanız, muhtemelen bu alışkanlığınıza çocukluk döneminde başlamışınızdır.

Bunun gibi asabi alışkanlıkların, endişe, stres ve sıkıntı anında ortaya çıkan bilinçdışı davranışlar olduğunu söyleyen uzmanlar, tırnak yeme alışkanlığını "onikofaji" olarak isimlendiriyorlar. Tırnak yemek, sosyal açıdan da kabul edilebilir bir davranış değildir.

Ayrıca, pürüzlü, yenen tırnakların çekici görünmediğini belirten araştırmacılar, bazı insanlar tırnaklarını çok kötü yediklerini, parmaklarını kanattıklarını ya da tırnaklarını kemire kemire yok denecek kadar az bıraktıklarını ifade ediyorlar. Tırnak yemenin sağlığı da olumsuz etkilediğini vurgulayan uzmanlar, tırnaklarınızı yediğinizde, ağzınız ile parmaklarınız arasında ileri geri bakteri taşıdığınızı ve eğer şeytan tırnağınızı yerseniz, tırnağınızın kenarında enfeksiyon gelişebileceğini açıklıyorlar.

Peki bu zararlı alışkanlıktan nasıl kurtulacaksınız? HowStuffWorks isimli sitede yer alan habere göre, tırnak yemeyi önlemenin 5 yolu bulunuyor:

1. Tırnaklarınızın temiz ve bakımlı olmasına özen gösterin: Bazı tırnak yiyenler için, bu saplantılı bir durum halini almıştır. Tırnaklarınızı temiz ve bakımlı tutmalısınız. Manikür kitlerinde genellikle tırnak kesme makası, bir törpü, küçük bir makas ve kütikül itici ya da manikür kürdanı bulunuyor. Evinizde ya da çantanızda küçük bir manikür kiti bulunursa, kırılan tırnaklarınızı ya da şeytan tırnaklarınızı yemeden düzeltebilirsiniz. Haftada bir kez manikür yapmaya çalışın. Gerekliyse tırnaklarınızı keserek başlayın. Zeytinyağlı ya da losyon eklediğiniz ılık suda tırnaklarınızı birkaç dakika bekletin. Tırnaklarınızdaki ölü deriyi yavaşça geriye itin. Ellerinizi kurulayın ve losyon ya da kütikül kremi sürün.

2. Caydırıcı kullanın: Eczanelerde tırnak bakımı ürünlerine bakarsanız, tırnak yemeyi bıraktıran kremleri, yağları ya da tırnak cilalarını görebilirsiniz. Bu ürünlerden birçoğu aynı zamanda başparmak emmeyi bıraktırmak için de kullanılıyor. Bu ürünlerin içerisindeki kırmızı biber özü gibi maddelerden dolayı ürünlerin tadı acıdır. Bazı insanlar evde kendi hazırladığı saf karabiber gibi caydırıcı solüsyonları kullanıyor. Ancak bunlar kolayca yıkanabiliyor, ticari ürünler ise daha uzun süre etki gösteriyor.

3. Kendinize oyalanacak alışkanlık bulun: Tırnak yeme alışkanlığınızı unutmak için tüm enerjinizi başka alışkanlıklara harcayın. Bazı insanlar için, bu ellerini meşgul tutmak anlamına geliyor. Basit bir stres topunu avuç içinde sıkabilirsiniz. Bu size yardımcı olur. Tırnaklarınızı yemek istediğiniz zaman, stres topunu elinize alın ve sıkmaya başlayın. Ya da ellerinizi meşgul etmek için boyama, dikiş dikme, örgü örme, çizim yapma ya da dantel yapma gibi el işleriyle uğraşabilirsiniz.

4. Tırnaklarınızı neden yediğinizi bulun: Öncelikle, niçin tırnak yemeye başladığınızı düşünün. Sadece bir gün buna başlayıp, alışkanlık yapmış olabilir. Bu bazı tırnak yiyenler için doğrudur. Yine de, bunların birçoğu sıkıntı, stres, korku ya da endişe anlarında tırnak yemeye başlamıştır. Belki, siz de okulun ilk günü ya da ailenizden uzak, arkadaşınızın evinde ilk kez gece yatısına kaldığınızda başlamış olabilirsiniz. Eğer ne zaman ve hangi koşullar altında tırnak yemeye başladığınızı bulduysanız, bununla mücadelenin yollarını da bulursunuz. Her zaman stres kaynaklarını ortadan kaldıramayabilirsiniz, ancak o an yapacak başka bir şeyler bulabilirsiniz. İşte sıkıldıysanız, kısa bir yürüyüş yapın ya da bir bardak su almak için yerinizden kalkın. Eğer uçmak sizi endişelendiriyorsa, yanınıza okuyacak kitaplar alın ya da dizüstü bilgisayarınızı yanınıza alıp film izleyin, internete girin. Hissettiklerinizi biriyle konuşmak da yardımcı olabilir.

5. Tedavi görün: Aşırı derecede tırnaklarınızı yiyorsanız, buna engel olamıyorsanız tıbbi tedavi görmenizin zamanı gelmiş demektir. Tırnak yeme alışkanlığı ya da hastalığı, obsesif kompulsif bozukluk (obsesyon ve kompulsiyonlarla seyreden anksiyete bozuklukları içinde sınıflandırılan bir psikiyatrik bozukluk) sorununa dahil bir davranıştır. Eğer böyle bir hastalığınız olduğundan şüphe ediyorsanız, psikiyatriste gidin. Size ilaç tedavisi, terapi ya da ikisini birden önerebilir. Eğer hasta değilseniz, stresli olduğunuzda kendi kendinize gevşeme tekniklerini öğrenebilirsiniz.<_script /><_script />

Kaynak : Zaman

; ;

31/10/2009

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

İstanbul Havai Fişek Gösterisi

[vimeo 29 Ekim 2009 - Havai Fişek Gösterileri - İstanbul Boğazı from 360tr on Vimeo. ]

; ;

31/10/2009

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Domuz Gribi

Grip Nedir?                                                                             

Domuz gribi ile ilgili Power Point stayt'ı indirmek için tıklayınız


  • Hastalık etkeni bir virüstür.
  • Yüksek ateş, baş ağrısı, boğaz ağrısı, öksürük, halsizlik, yaygın vücut ağrısı belirtileri ile seyreder.
  • Grip mevsimsel olarak genellikle sonbahar sonu, kış ve ilkbaharın ilk aylarında görülür. Bunun sebebi; soğuk, artan nem, kalabalık ve sıkışık ortamlardır.
  • Ülkemizde genellikle Aralık-Mart ayları arasında görülmekte olup, son 2 yıldır Mayıs ayının ortalarına kadar sarkmaktadır.
  • Her yıl belli aylarda ortaya çıkan mevsimsel grip, özellikle risk gruplarında ölümlere yol açabilen bir hastalıktır.
  • Grip ölümler dışında iş gücü kaybı, üretim kaybı, çeşitli komplikasyonlar, ilaç kullanımı, hastane yatışı vb. birçok alanda sanılandan daha fazla olumsuz etkiye sahiptir.
  • Çok sayıda grip virüsü alt tipi mevcuttur.
  • İnsanlarda, kanatlılarda ve memeli hayvanlarda farklı virüs tipleri hastalığa yol açmaktadır.
  • Hayvan ve insan grip virüsleri aynı canlıda buluştuklarında genetik materyal alışverişi yapabilmektedirler. Bu şekilde yeni virüs alt tipleri ortaya çıkabilmektedir.
  • Dolaşımdaki virüslerdeki bu değişim dolayısıyla grip aşısının muhtevasını her yıl değiştirmek gerekmektedir.


20. Yüzyıl Grip Salgınları

  Resmi rakamlara göre;
  • 1918 İspanyol Gribi salgınında 50 milyon,
  • 957 Asya Gribi salgınında 1 milyon
  • 1968 Hong Kong Gribi salgınında 800 bin kişi ölmüştür.


Domuz (Pandemik H1N1) Gribi

Mart 2009’da Meksika’da insanlarda hastalık yapan yeni bir grip virüsü (Domuz Gribi) tespit edilmiştir. Hastalığa, etken virüsün domuz gribi virüsüne benzerliği ve virüsteki genetik değişimin domuzda meydana gelmesi sebebiyle “domuz gribi” denmiştir.

Hastalık ABD başta olmak üzere önce bölge ülkelerine, daha sonra da dünyaya yayılmıştır.11 Haziran 2009’da Dünya Sağlık Örgütü yeni H1N1 grip virüsüne bağlı pandeminin başladığını ilan etmiştir.

Domuz gribi (A/H1N1) virüsü bulaşıcı mıdır?

Domuz gribi A(H1N1) virüsü bulaşıcıdır ve insandan insana geçmektedir

Domuz Eti Yiyenler Domuz Gribine Yakalanır mı?

Domuz etinin yenmesiyle domuz gribi virüsü bulaşmıyor. Virüs solunum yoluyla bulaşıyor.

Domuz gribinin (A/H1N1) belirtileri nelerdir?

Domuz gribinin belirtileri, insanlarda görülen grip belirtilerine benzerdir. Bunlar:
  • Ateş,
  • Öksürük,
  • Boğaz ağrısı,
  • Yaygın vücut ağrısı,
  • Baş ağrısı,
  • Üşüme
  • Yorgunluk
gibi belirtileri içermektedir. Bazı vakalarda kusma ve ishal de görülebilmektedir.

Pandemik H1N1 Gribinin Seyri


Hastalık başlangıçta beklenenden daha hafif seyretmekte ve beklenenden daha az ölüme yol açmaktadır. Bununla birlikte hastalığın yoğun görüldüğü ülkelere ait veriler; gebeler, 5 yaş altı çocuklar, kalp hastalığı, şeker hastalığı, akciğer ve böbrek hastalığı gibi kronik hastalıkları olan risk grubundaki kişilerde ağır seyrettiğini göstermiştir.

Ayrıca mevsimsel gribe kıyasla çocuklar ve gençler daha sık hastalanmaktadır.Ölümlerin engellenmesi amacıyla birçok bulaşıcı hastalıkta olduğu gibi risk gruplarının aşılanmasının öncelikli önemi vardır.

Geçmiş tecrübeler, hastalığın mevcut durumdan ağır seyirli duruma geçme potansiyeline sahip olduğunu gösterdiğinden vatandaşlarımızın ve ilgili kurumların korunma tedbirlerini gevşetmemeleri gerekir.

Domuz gribi (A/H1N1) nasıl bulaşmaktadır?

Domuz gribinin de yine mevsimsel griple aynı şekilde yayıldığı düşünülmektedir. Grip virüsleri insandan insana öksürük ve hapşırma yoluyla bulaşmaktadır. Grip virüsü bulaşan bir yere dokunulduktan sonra, eller ağız ya da buruna götürüldüğünde de hastalık bulaşabilir

Sulardan domuz gribi (A/H1N1) virüsü bulaşabilir mi?

İçme, kullanma ve havuz sularıyla bulaşma gösterilmemiştir

Domuz gribini tedavi eden ilaçlar var mıdır?

Evet. Domuz gribinin tedavisi veya bu hastalıktan korunmak için doktor kontrolünde kullanılabilecek ilaçlar mevcuttur. Bu ilaçlar doktor tarafından önerilmedikçe, reçetesiz olarak kesinlikle kullanılmamalıdır.

Hastalığa yakalanan kişiler ne kadar süreyle bulaştırıcıdır?

Kişiler, belirtilerin başlamasından bir gün öncesi ve 7 gün sonrasına kadar bulaştırıcıdırlar.

Daha çok hangi yüzeyler bulaşma kaynağıdır?

Öksürük ve hapşırma yoluyla, hasta kişinin tükürük zerrecikleri havaya yayılarak sandalye, masa gibi yüzeylere bulaşabilir. Kişi virüsün bulaştığı bir yere dokunduktan sonra ellerini ağzına, gözlerine veya burnuna sürerse virüs bulaşabilir. Bu yüzeylerde virüsün ne kadar süreyle canlı kalabileceğini etkileyen ısı, nem oranı, yüzey niteliği gibi pek çok faktör söz konusudur. Hasta kişinin temasının olduğu bu yüzeylere dokunulmamalı, herhangi bir sebeple dokunulduysa eller yıkanmalıdır

Ev ve eşyaların temizliğinde nelere dikkat etmek gerekir?
Grip virüsünün yayılmasını önlemek için, yüzeylerin (masalar, kapı kolları, banyo yüzeyleri, mutfak tezgahı, oyuncaklar vb) günlük temizlikte kullanılan deterjanlarla temizlenmesi yeterlidir. Günlük kullandığımız temizlik maddeleri dışında klor, hidrojen peroksit, iyotlu antiseptikler ve alkol gibi bazı kimyasal maddeler de etkilidir.
Hastalara ait çarşaf, çamaşır, havlu ve kap kacağın ayrı olarak yıkanmasına gerek yoktur. Ancak, bu eşyalar yıkanmadan başkası tarafından kullanılmamalıdır. Bu çarşaflar mümkün olduğunca elle temas edilmeden taşınmalı ve yıkanmalıdır. Hastanın çarşafları, çamaşırları değiştirildikten sonra eller mutlaka sabunlu suyla yıkanmalıdır. Hastaya ait kap kacak ya bulaşık makinesinde ya da elde deterjan kullanılarak yıkanmalıdır.

Domuz gribinden kendimi nasıl koruyabilirim?

Aşağıdaki önlemleri alarak sadece gripten değil; grip gibi solunum yoluyla bulaşan tüm hastalıklardan kendinizi koruyabilirsiniz:


  • Öksürme ve hapşırma sırasında ağzınızı ve burnunuzu bir mendil ile kapatınız. Mendilinizi kullandıktan sonra çöp sepetine atınız.
  • Öksürdükten ve hapşırdıktan sonra ellerinizi bol sabun ve suyla yıkayınız. Alkol içeren el yıkama antiseptikleri de etkilidir.
  • Kirli ellerinizle gözlerinize, burnunuza ve ağzınıza dokunmayınız.
  • Domuz gribine yakalanırsanız, belirtilerin başlamasından 7 gün sonrasına ya da belirtilerinizin tamamen geçmesinden bir gün sonrasına kadar evde istirahat ediniz.
  • Hastalığın bulaşmaması için çevrenizdeki kişilerden uzak durunuz.
  • Bulunduğunuz mekanı sık sık havalandırınız.
  • Hastalıktan korunmak için ellerimi nasıl yıkamalıyım?
  • Ellerinizi 15-20 saniye süreyle su ve sabunla yıkamalısınız. Su ve sabuna ulaşamadığınız yerlerde alkol içeren el antiseptikleri kullanabilirsiniz.


Hastalıktan korunmak için ellerimi nasıl yıkamalıyım?

Ellerinizi 15-20 saniye süreyle su ve sabunla yıkamalısınız. Su ve sabuna ulaşamadığınız yerlerde alkol içeren el antiseptikleri kullanabilirsiniz. Şekillerle el yıkamayı görmek için tıklayınız.

Hastalanırsam ne yapmalıyım?

Domuz gribi şüpheli bir kişi ile temastan sonraki 7 gün içinde kendinizde yukarıda sıralanan hastalık belirtileri olduğunu hissederseniz hemen bir doktora başvurmalısınız. Doktorunuz herhangi bir teste ya da tedaviye ihtiyacınızın olup olmadığına karar verecektir.
Eğer hastalandıysanız veya hastalık belirtilerini gösteriyorsanız evde istirahat ediniz ve çevrenizdeki kişilerden de onlara bulaştırmamak için uzak durunuz.

Erişkinlerde acil müdahale gerektiren belirtiler nelerdir?
  • Zor nefes almak veya nefes darlığı
  • Bilinç bulanıklığı
  • Sık ve uzun süreli kusma
Çocuklardaki acil müdahale gerektiren belirtiler nelerdir?
  • Hızlı veya zor nefes alma
  • Vücutta solgunluk ya da morarma
  • Beslenememe
  • Uyarılara cevapta azalma ve uykuya meyil
  • Huzursuzluk
  • Ateşle beraber dö küntü görülmesi
Kaynak: Haberler.com

; ;

30/10/2009

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Atatürk Gülümsüyor

; ;

Eğitim/ Kültür/ Sanat/ Edebiyat

↑ Grab this Headline Animator



Fotoğraf Siteleri

Yarışma Sınav

MATEMATİK OYUNLARI

BİYOGRAFİLER

Matematik Animasyonları
(Animasyonlar-Sunumlar)

Eğitim Siteleri

İl Mili Eğitim Müdürlükleri

Ders Destek Merkezi


Online oyunlar

HAYVANLAR ALEMİ
National Geographic
PBS Nature

Oyun Siteleri http://www.soymet.blogcu.com'a HOŞ GELDİNİZ!..TRAFİK CANAVARLARINA DİKKAT!... YOLCULUGUNUZ SIRASINDA Lütfen TRAFİK CANAVARI Olmayınız..SİTEMİZDE İYİ ZAMAN GEÇİRECEĞİNİZİ UMUYORUZ.


free counters

Son Yazılar

Toplama Çıkarma

Online Müzik Dinlemek İçin Tıklayınız
Get Free Shots from Snap.com

Arkadaşlarım

kisamesaj

benyaziyorumflashheader

ling

okulderslerim

dostolmak

MeyvelerinFaydalari

amanitaverna86

yancafe

desoyoz

muratkurt

yenilenmek

fatoscb

genocide

alkmaar

hukuksal

KELEBEK50

CILGINOGRETMEN

turkkceegitimi

yagmurzamani94

satiyorumsaaattim

hobilerimden

imlakilavuzu

ramazan5a

uygarradikal

umutcocuklari

enguzelgunler

kartanesi35

benyaziyorum

odevkapaklari

ogretmen68

yenigelengun

sena96

devirdaim

armutluyokusu

kiminelikimincebinde

bilimhaber

ataberkakturk

aum

aykizseyma

kumsalkiz

onuralpTR

uAsenaGS

geograpy

Malihaber

gezimanya

dizix

bakimliyiz

kerrar

kitapnehri

sirinediger

ahmetgokdogan

izmirliblogcu

turkceyasam

kyksanalavm

gezirehberim

atyarisialtili

horseracing

teknolojistik

halejim

bilimdeniz

BilgisayarEgitimlerimiz

PastaMalzemeleri

webtc

nakisdikisorgu

nakisorgudikis

askhikayelerimiz

aysummm

bahcebakimim

bakimlibayaniz

elbiselerim

gelinliklerim

guzelbayan

havlukenarim

kadinlarkulubum

lifmodellerim

orgumuz

parfumler

sikabiyeler

guzelavatarlar

emostili

dantelciyizz

dantelresimlerimm

nakislarimm

orgudikisnakis

orguresimlerim

okubakim

sinlenbec

gayrak

soyoz

ispirte

oorgu

dikisnakisorgu

yeniorgumodelleri

dantell

nnakis

ddantel

orguu

yenidantelmodelleri

soru

yenihavlukenari

Bağlantılarım

Özel Arama

VİDEOLARIM







Blogcu ile yapıldı

VİDEOLARIM/Kısa Film-"SON UMUT"


*LÜTFEN İZLEYİN*

20/1/2008